Sonunda okul bitti. Mezun oldum kepimi attım. Türkiye de iş alanı pek de fazla olmayan masraflı bir bölümde okudum.Bütün yıl ağzıma sıçtılar. Yok şunu alın yok bunu getirin. Miillet sabah 9 akşam 5 derse girerken 12 ye 1 e kadar okulda çalıştığım günler oldu.Ne şartlarda okudum bir ben bilirim bir Allah birde ailem.Okuduğum okul Türkiye'nin en iyilerinden biriydi. Koskocaman yemyeşil bir kampüsü vardı. Şenlikleriyle konserleriyle ünlü bir okuldu :) Güzeldi yani. Kibirden söylemiyorum bunları hakikaten güzeldi Ama ulaşım çok zordu.Kampüsten ana yola gitmek için bir araç eve gitmek için bir araç. 2 vesaitle gelirdim giderdim. Bazen arkadaşlarımla ana yola ki biz oraya "Köprü" diyoruz işte köprüye kadar otostop çekerdik. Çünkü otobüs durağında dillere destan bir sıra olurdu. Hatta iki sıra olurdu. Bir ayakta binecekler sırası birde oturacaklar sırası. Beklemek istemezdik otostop çekerdik bazen işte.Uzun süre almadıkları zaman olurdu. Otostop çeken parmağımız donardı."Alsan nooooluurrrr yea, Tekerine sıçayım" falan derdik. Genellikle ismine Tallin diyeyim. Tallin dediğim kız arkadaşımla çekerdik. O erasmusla Yurtdışına okumaya gidince bir dönem Ferhunde ile devam ettim otostop macerama( ismi bu değil ama çok benziyor ona o yüzden bu adı verdim). Ferhunde ile köprüye kadar inip ordan onun sevgilisi beni evimin yolu üzerine bırakırdı ben ordan başka bir otobüse. Neler çektim Allah'ım. Kışları soğuk olurdu boyum kadar kar yağardı. Yazları güzel olurdu. Okulun bi alışveriş merkezi vardı Rayban sponsorluğunda herkes orada takılırdı. Herkes demiyeyim Tikky grubu. Rockcılar Kampüs içinde başka bir yere orta halliler daha küçük bir yere. Heryerde takıldım yani. Yemekhaneye de gittim. Bana sen gelmezsin yemekhaneye tikkysin diye takılırlardı ama ben giderdim. Çünkü öle bir tarafa ait değildim. Yemekten sonra kahve içmeye kütüphaneye giderdik. Kütüphane de kitap falan okumak için değil hea kahve makinası süperdi. Çok dehşet kahve yapardı. Kahvemizi alır sigaramızı yakardık kütüphanenin merdivenlerinde. Başlardık sohbet muhabbet. Sonra atölye ye geri dönerdik, hatta geç dönerdik. Atölyede 3 hoca vardı. Benim hocam çok güleryüzlü şeker bir adamdı. Ona Gandhi demek istiyorum bu yüzden. Bütün yıl derse geç kaldım ne yapayım evim uzaktı ve sadece bizim grup geç saatlere kadar kalırdı yorulurdum. Kızardı ama kıyamazdı bana:) Fakültenin önündeki çimlere yayılırdık top oynardık. Sınıfta bi çocuk vardı bizden öncek dönemden kalan onada Matrax diyeyim onun portatif sandalyesi olurdu arabasının arkasında onları açardık çimlere Dışardan Alkol getirirdik oh miss yayılırdık. Ben çok içmezdim. Çünkü ağzımla içemiyorum götü başı hemen dağıtıyorum. Okulun inşaatında çalıştığımız dönemler bile oldu. Böyle çocuk masalı gibi geçmedi zamanım Drama çoktu Trajedi çoktu anlatacağım hepsini anlatacağım ama şimdi acıktım daha sonra....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
İçini Dök Bana Bebeğim