19 Ağustos 2011 Cuma

ZAVALLI SALOME AĞLIYORMUSUN?

Konuşmak istediğim çok şey var seninle.
Havadan sudan değil..
Bazı şeyler öldürüyor biliyormusun tüketiyor beni..Ben güçlü değilim sandığın gibi.
Güçlü değilim. Sadece korkularımı umutlarımı çizdiğim o güçlü kız imajnın arkasına saklamaktan başka çarem yok..Kimse yok çünkü..Bana kimse yardım edemez çünkü..
Bugü ilk defa başkalarının sorunlarını umursamadan kendim için ağlıyorum
Kendime ağlıyorum..
O güçlü kız karşımda oturmuyor beni teselli etmiyor..Aynada kendini seyrediyor şimdi
Bense ona bakıyorum..O yabancıyı izliyorum.
Zavallı Salome ağlıyormusun? diyor gülümseyerek.
Sen ağlamazsın hep bir çıkış yolun vardır diyor.
Sen herşeye dayanırsın. Kimsenin hayatını mahvetmesine izin vermessin Kimsenin seni üzmesine izin vermessin.
Vericek cevabım yok sadece ağlıyorum. Karşısında diz çöktüm ağlıyorum..ağlıyorum.
Beni dinlemiyor..Beni dinlemiyor..
Rahat bırakmıyor..
Çünkü haklı..
ben aptalım.

16 Ağustos 2011 Salı

Bir adamı gerçekten istersem onu kazanmak için elimden geleni yapardım belki de fazlası ama tehlikeli olmadan entirikaya tribe düşmeden.

Tabi ki güven sorunu yaşıyorum. Hatta bu güven sorunu öyle bir boyut kazanmış olacak ki; Tamamen erkeklerle bağımı duygusal ve cinsel anlamda koparmış durumdayım. (sesli güldüm). Kızlardan da hoşlanmıyorum elbette. Çok ironik bir haldeyim. Herhangi bir aşk savaşına dahil olup acı çekmemek çok güzel. Platonik olur istersin alamazssın ya da berabersinizdir ama anlaşamıyorsunuzdur ihtimalleri bir ilişki de yüksek faktörler olduğundan öyle bir olaya dahil olmamak sevindirici. Kötü olan şey Aşk dünyanın en derin duygusu (gerçek aşktan bahsediyorum.) ve sen bir robot gibisin bunu asla hissedemiyorsun. Birini arzulamıyorsun istemiyorsun. Sesini duymadığında rahat edemiyorsun diye birşey yok. Ya da başına kötü birşey geldiğinde, çok sevindiğinde ilk aklına o falan gelmiyor..
En çok ne istediğimi itiraf edeyim.Eğer aşık olmuş olsaydım saatlerce hiç kıpırdamadan sarman olur burnunu öperdim yüzünü öperdim. Saçlarıyla oynardım. Hatta  boynuna kafamı yaslar ve sıkılmadan öperdim yine..

Tabi ben öyle bir durumdayım ki..Diyelim ki canınız bir yiyecek çekiyor en sevdiğiniz yiyeceği.Yok da değil var istediğiniz şekilde edinebilirsiz Fakat! Hiç bir tat almıyorsunuz!!! Hiç birşekilde tat vermiyor size.

Belki aşık olduğum da karşılık bulamamakta korkutuyor olabilir beni. Ama yokki!

Bir adamı gerçekten istersem onu kazanmak için elimden geleni yapardım belki de fazlası ama tehlikeli olmadan entirikaya tribe düşmeden.

Ben erkek arkadaşlarımla cinsel boyutta birşey yaşamadım, yaşayamadım. Çünkü tutkum yoktu. Değer verdim ama istemedim. Genellikle ayrılma sebeblerimiz buydu. Çok ağladım bu yüzden çok üzüldüm. Bir ilişkide tensel paylaşım onu diğerlerinden farklı kılar elbette ama olmadı yapamadım.Onların istediği gibi sevemedim onları. Onlar için bir ihtiyaçtı bütün insanlar için ihtiyaç normal olan da budur ama benim için ihtiyaç değil. Ben özel olsun istiyorum öptüğümde dokunduğumda sarıldığımda bunu gerçekten istemek..Ben sevemedim kimseyi sevmek isterdim hemde çok. Mutlu olmak isterdim.

İstediğim gibi karşıma çıkmadı bununda etkisi var. Beni kıskanan sahiplenen biri hoşuma gider tamam sorun yok. Ama tepkiler sert ve kırıcı olmamalı uzaklaştırmamalı. İnce ince nüansı belli etmeli:) Nazik olmalı.
İkimizde arkadaşlarımızla görüşebilmeliyiz güvenmeliyiz birbirimize. Güvendiğim zaman sorun yok. Hata yapmam. Hata yapmamalı.


Sorumluluk sahibi olması beni çok etkilerdi mesela. Memur zihniyeti benim hoşuma gitmiyor. İşinde biraz hırslı olmalı bende ondan feyz almalıyım hatta onun gücü hırsı beni kamçılamalı. Fakat Hırslarının istekleririn kölesi olmalı. Hırsları tarafından yönetilmemeli bu sadece başarmak için bir araç olmalı onun için.

Düşüncelerimi gerçekten dinlemeli ve dikkate almalı dinliyormuş ilgileniyormuş gibi yapmamalı. Sırf beni etkilemek için köprüye kadar ayıya dayı muamelesini anladığım an olmaz küçümserim o ilişkiyi.

Birlikteyken ikimizde konuşmak zorundaymışız gibi hissetmemeliyiz. Ya da bazı konularda yalan söylemek zorunda hissetmemeliyiz.

Ben evlilik meraklısı bir hatun değilim. Bizi birbirimize bağlayan parmağımızdaki kelepçeler olmamalı o sadece bir sembol olarak kalmalı.Ben benim olduğunu hissetiğim sürece bende onunumdur. Gerisi teferruat.

Birde zeki akıllı ve biraz entellektüel olmalı. Birlikteyken sadece birbirimize duyduğumuz aşktan bahsedersek sıkılırız başka şeylerdende konuşabilmeliyim. Ona fikir danışabilmeliyim fikirlerine güvenebileceğim biri olmalı.

Güzel kokmalı bu da çok önemli mesela:)

Bugüne kadar bütün sevgililerini aynı şekilde davranmış konuşmuş olabilir ama ben öyle olmamalıyım. Bir erkek bana bütün kadınlara yaptıklarını söylediklerini söylediğinde hissederim ve o erkeği intihar aşamasına getirecek korkunçlukları yaparım çekinmem vicdan azabı da duymam.

Maskülen bir erkek de beni iter mavi boncuk hesabı işte.

Bana yaptığım işe aileme sevdiklerime saygı duymalı. Benim sevdiklerimi tabi ki sevmek zorunda değil ben de aynen ama saygı çok önemli sevmese de ciddiye almalı.

Onun için birşeyler yapabilmeliyim oda benim için yapmalı Yapmak zorunda olduğu için değil yapmak istediği için.Çünkü ben öyleyim istiyorsam yaparım. Zaten bir insan  birşeyi istediği için yapmalı yaptıklarınında sonucunda da arkasında durmalı bu kadar kolay aslında.

Kendi fikirlerini bana dayatmaya kabul ettirmeye çalışmamalı emri vaki den hoşlanmam..

Bunlar katı kurallar değil güncel hayatta yaşadıklarını dikkate aldığında o da bunların tam tersi bir kafayla karşı karşıya kaldığında rahatsız olur. Yani eğer mantıklı bir adam sa. Tanışmıyoruz ama;):)

Arkadaşlarımla anlaşabilmeli kız erkek farketmez. Arkadaşlarım dediysem gerçek dostlarımla onları sevebilmeli. Zaten benim arkadaşlarım bütün normal insanların sevebilecği kadar eğlenceli samimi içten entirikasız insanlar yerim onları.

Suratı asık bir adam beni iter. Ya da herşeyi dalagaya alan.Anlıcağınız normal bir insan bekliyorum.

Beni tensel şekilde uyarmak cinsel anlamda çok zor hatta bu aralar imkansız. İpucu vereyim biraz ozaman.;)
Ben zihinsel anlamda uyarılırım kafamın içine girebilmeli bebeğim:D;)

Çokmu açık seçik konuştum bilemiyorum ama içimden gelenleri yazmak istedim sadece olan bu. 


gerçek aşklar yaşamanız dileğimle..

Salome






3 Ağustos 2011 Çarşamba

Sevişirken başka birinin adını fısıldadı kulağına

Bugün evde ağda yapmak oje sürmek tarot falı bakmak gibi kızsal eylemler gerçekleştirecektim. Bir arkadaşım aradı nargile yaptım içelim diye. Hiç çekemezdim. Tatil anılarını anlatacaktı bende dinleyecektim.Sonra en yakın arkadaşım balkonda sigara içerken aradı. Açtım. Kahve içiyorum caddede gel dedi. Onu kırmam hiç. Hemen gittim.Meğersem yanında 16 yaşında Çakma amerikan bir hatun varmış sıkılmış. Bir de ondan çağırdım diyor:D. Neyse gittim kız bildiğin yeşilçam filmlerinde ki mülteci yabancı hatunlar gibi konuşuyor." Geldi ben, gitti ben" falan diye.Arkadaşım dedi ki yalan dolan bu kız, iki ingizlice kelime gösterdim anlamadı. Sonra kıza zarf attım.Dedim ki;
-Ya ben merak ediyorum Amerikalılar nası konuşuyor günlük hayatta?.Benimle ingilizce konuşsana.
-Nasıl konuşsun ben
-Ne bileyim naber de yaşımı sor falan.
-Ama böyle olmazki ne diyecek ben
- Ya yaşımı sor yani bişey de meraba falan de.
-Neden soracak ben senin yaşını anlamadı ki?

Valla sonraki muhabbeti yazmaya tiksindim üşendim yeminle. Kıza bi sikdir git küçük zilli bizimi kandırıyo sen? dememek için zor tuttum kendimi. Amerikan ingilizcesiyle İngilizlerin ki farklıymış Bizde okadar cahiliz bilmiyoruz.Annesiyle telefonda konuşuyor tek ingilizce kelime mum ve ok. Ozaman Nişantaşı bebek fink fink dolaşan Bütün tikky kızlar amerikalı. Hayır oralı olsan banane olmasan banane.
Bir muhabbet açıldı 6 erkekle birlikte olmuş. Kendi açtı muhabbetide..

Amacı arkadaşıma yansımaktı.Bilmiyoruz değil. Amerikalıyım,Türkiyeyi çok bilmiyorum cebimde para yok eğelenelim gezelim beni ye içir sonra da sevişelim muhabbetinde daha o yaşta.

Ben anlamıyorum bazı kızları. Lüks için birilerin altına yatıp yaşamaya çalışıyorlar. O adamla sevişiyorsun da o adamın kalbi sana ait değil ki? Seni sevmiyor. Sana dokunurken başka birini düşünüyor belki de.Kalbin kırılmıyor mu hiç? yarın seni aramayacak.Biliyorsun ki seni istemiyor sadece sevişmek istiyor yani burada sen rakı bardağı gibisin.Olmasanda olur çay bardağında da içer.Yeter ki rakının tadına varsın.Erkekleri de anlamıyorum anlamayacağımda bu konuda.

Ama dünyanın "Düzenini" ben değiştirecek değilim. Böyle gelmiş böyle gider.

Sevdiğin bir insanı öpmek ona dokunmak bambaşka..Kokusunu teni gülüşü bakışı çok başka..
Onunla yaşadıklarını unutamazsın. Kimseyle onun gibi olmaz.

Sevişirken başka bir adamın adını söyleyen kadınlar onlar..
ya da
Sevişirken başka bir kadını düşleyen erkekler..
Üzülüyorum aslında onlara.

Salome.