10 Temmuz 2011 Pazar

BAZEN DİYORUMKİ GİT SENDE BOYAT SAÇINI SARIYA SENDE ROMANTİK KOMEDİ KIZI OL

Cumartesi bütün gün dışarıdaydım. Arkadaşlarımla hoş vakit geçirdim. Müzisyen bir arkadaşımı çaldığı mekanda dinlemeye gittim. Mekan çok fazla kalabalık değildi. Daha doğrusu bir kalabalık bir bomboş. Bir ara çok sıkıldım. Çünkü yükses ses müzik, kalabalık, her kafadan ayrı bir ses hiç bana huzur vermiyor, mutlu etmiyor. Arkadaşlarım da sıkıldığımın farkına varmış olacaklar ki sahneden sürekli benimle uğraştılar. Bende bütün çakralarımı açmış bir şekilde onlara odaklandım.Daha sonra başka bir mekana geçtik fazla kalmadık Sadece onları dinlediğimde herşey güzel fakat bu aralar çok fazla insancıl olduğum söylenemez.
Artık doğal görünen ve davranan çok fazla insan kalmadı.Bakışlar, kahkahalar, konuşmalar  yapmacık ve herkes bunun farkında. Fakat böyle davranınca daha fazla saygı göreceklerini ve sevileceklerini belki de özenileceklerini düşünüyor olabilirler. Farklı olma çabasında aynı malın farklı ambalajları..
Sanki kimse yanındaki insandan ve bulunduğu yerden memnun değil yoksa neden ellerindeki telefona yapışıp yanında olmayan insanlarla haberleşmeye çalışsınki.
Kimse kimsenin gözlerine uzun süre bakmıyor. Herkes birer profesyonel dudak okuyucusu.

Sarı saçlar ve bronz ten moda.
Bazen diyorum ki git Salome sende boyat saçını sarıya Sende Romantik Komedi kızı ol.
Ama yok olmuyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçini Dök Bana Bebeğim